21 Eylül 2008 Pazar

I Just Woke Up In A City That Doesn't Sleep:)


Efendiiiiiiiiim, gunaydinlar olsun:)))

20 Eylul Cumartesi sabahi saat 6:30'da kalkip yollara dokuldum ve 14 saatlik bir yolculugun ardindan nihayet New York'a vardim. Misil misil uyumayi planladigim ucakta gozumu bile kirpmadan yol alinca, bu sehirle tanistigimda maalesef allahima yan bakar bir haldeydim. Kibar kent imis zira, halimi yuzume vurmadi hatta bana sicak(!?) bir ilgi gosterdi. Oyle ki Manhattan'da arkadaslarla bulusmaya giderken zenci bir gencimiz (muhtemelen 16 yaslarinda) arkamdan bana soyle seslendi:

- Lady, lady!!!.... Excuse me!.... Sex? I love you!

Aman dedim ne sicakkanli New York insani yarabbii!?? Tam iki adim attik Nilaycigimla birlikte, bir yoldan (henuz hangi sokaktayim, numarasi nedir vs bilemiyorum tabii) karsidan karsiya gececegiz. Kirmizi isik yandi, durduk. O esnada bir baska zenci (bunun yasi daha buyuk), elindeki poseti sallamak suretiyle ustumuze yuruyup, bize:

- Sizin yuzunuzden dusurdum ben bu poseti!! Ne bakiyorsun be cirkin suratinla bana!??
!!@&6zz%! !!!

mealinde avazi ciktigi kadar bagirdi. (Hay yarabbim, sen git mahallenin delisini bul!) Adam daha baska seyler de dedi muhtemelen lakin ben panik haliyle bu kadarini idrak edebildim. Simdi indirecek poseti kafamiza diye endiseli gozlerle bir adama bir isiga bakarken nihayet yayalara yesil yandi ve isik hiziyla olay yerinden uzaklasabildik.

Sonrasinda ise karsidan tanidik bir sima geldi ve cocukluk arkadasim Bora'yla bulusmayi basarabildik. Bryant Park'ta bir seyler atistirdik ve ben ucak yolculugunun beni yeterince sersemletemedigi kanisina varmis olmaliyim ki Marrriot Oteli'nin tepesinde birer kokteyl icmeyi teklif ettim. Lakin bu teklifi yaparken gidecegimiz yerin 48. katta ve doner bir restoran oldugunun farkinda degildim. Ekspres asansore binip icimiz cekilerek yukari ciktik, uzunca bir kuyruga dahil olduk vs derken en sonunda bir masaya oturduk. Tam karsimda basta Chrysler binasi olmak uzere bir suru gokdelen. Hepsinde isiklar yaniyor, bazilari bos bazilarinda ise insanlar haril haril calisiyor. Ben pek keyifliyim ve icki soylemek derdindeyim. (ve de hala oturdugum yerde dondugumuzun farkinda degilim.)

Ne icecegime karar verip kafami monuden kaldirmamla ve Chrysler binasini biraktigim yerde bulamamakla birlikte aci gercegi tokat gibi yuzume yedim. Donuyoruz! Benim zaten durdugum yerde basim donuyor yorgunluktan, asansorde de bir fena olmusum, bir de gozumun onunden sehir kayinca "ay bana bir seyler oluyor" diyerek gecenin uzun soluklu olmayacagina dair acik ve net bir mesaj verdim arkadaslara. Ickilerimizi bitirdik, asansore yoneldik ve de midemiz daha fazla bulanmasin inerken diye her tarafi cam olan asansorde kapiya bakarak inmeye karar verdik. Kalabalik bir grupla bindik asansore, ben hemen "Yahudiyim ve aglama triplerindeyim" dercesine kapinin onunde yerimi kaptim, kafami da one egdim metin olmaya calisiyorum.

Inis basladi, bosluga duser hissiyle icimiz kalkti derken 3. kata geldik ve kapi acildi. biri indi, geri kalan herkes duruyor. Ben de "oh uc kat kaldi, bitiyor" diyerek hem kendimi hem de Nilay'i teselli ediyorum. Ancak ne yazik ki, yaniliyoruz ve kapinin kapanmasiyla birlikte yeniden yukari cikmaya basliyoruz.

Megersem 3. kat son durak imis ve de benim ruhumu teslim etmem icin Allah New York'ta bir otel asansorunu uygun gormus. Ikinci denemede asansorden inmeyi basariyoruz ve kalabalik sokaga karisiyoruz. Eve donus yoluna geciyoruz ve nihayet "home sweet home" diyerek yatagima kavusuyorum. 11'e dogru yani Turkiye'de uyandiktan tam 24 saat sonra daldigim tatli uykudan ise sabah 5'te uyaniyorum. Yaban ellerdeki ikinci gunume de boylece baslamis oluyorum. Simdi dayanamadim Nilay'i uyandirdim. Kocasi da uyaninca hep birlikte yollara dokulecegiz.

Bakalim daha neler gorecegiz:)

Bir iki fotograf cektim ama onlari henuz bilgisayara yukleyemedim. Sizlere simdilik Bora'nin Rockefeller binasindan cektigi genel New York silueti ve Empire State ile veda edeyim.

Hepinize sevgiler ve kocaman opucukler!

6 yorum:

asuman dedi ki...

allahım ne çene varmış sende, ben okurken yoruldum:) ama bir çırpıda da okudum:)

Leylan dedi ki...

Bizi New York havadislerinin ve güzel yazılarının devamını bekliyoruz Aslıcık! Iyi eğlenceler!

burcu dedi ki...

Süper süper süper. ben de gitmek istiyorummmmm:)

dilek dedi ki...

"Ne Günmüş" demekten kendimi alamadım valla :)İyi eğlenceler ve bol bol gezmeler :)

Not: Zıncılardan uzak dur mumkun mertebe :)

handans dedi ki...

Epeydir birşey okurken gözümden böyle yaş gelmemişti... Allah da seni güldürsün Aslıcık! New York tatilin keyifli, kahkahalı geçsin :)

aysun dedi ki...

Aslıcım! ne güzel anlatmışsın.:) Bol eğlenceli günler diliyor, sımsıkı kucaklıyorum seni!

bu arada, seni üzen olursa benim kuzen Ali ile Abdullah abi de New York'ta bu hafta; bir alo demen yeter:)