27 Temmuz 2012 Cuma

#DIRTYLAUNDRY

1974 yılında The Amazing Spider Man’in 129. sayısında ortaya çıkmış ve pek çok karakter gibi kendi hayran kitlesini kazanmış bir anti-karakter olan Punisher, dilimize “İnfazcı” olarak (ne ilgisi varsa?!) çevrilen 2004 Hollywood yapımı The Punisher filminin de konusu olmuştur aynı zamanda. Bilenler bilir, The Punisher’ın aynı zamanda 3D bilgisayar oyunu da mevcut.

Punisher’ın hem fanı, hem de filminin başrol oyuncusu olan ünlü aktör Thomas Jane (ki kendisinin hastasıyız), yazının sonundaki linkte göreceğiniz ve The Punisher şerefine çekilmiş kısa filmin de başrolünde oynuyor.

Kısa filmin ikinci başrol oyuncusu da bir Jack Daniel’s şişesi! Marjinal’in müşterisi olan Jack Daniel's’ın pazarlama ekibinden Ceren Özcan’ın tesadüfen bularak bizlerle paylaştığı bu kısa filmi ben de buradan herkesle paylaşmak istedim. Baştan uyarayım, filmde sevimli kedi yavruları, romantik şömine sahneleri veya mutlu sonla biten bir aşk yok. Ama günlük hayatımda bu saydıklarımdan daha çok yapmak istediğim başka hareketler var.

Kandan, yumruktan, intikamdan ve şiddetten hoşlanmayanlara blogumuzdaki diğer postları tavsiye ediyorum. Geri kalanlara “bir Jack şişesi her derde deva” diyor, iyi seyirler diliyorum.

Son olarak 2004 yapımı esas filmden kısa ama öz bir alıntı:

Joan: What makes you any different from them?
The Punisher: They have something to lose.


http://www.youtube.com/watch?v=bWpK0wsnitc&fb_source=message

25 Temmuz 2012 Çarşamba

En kısa zamanda ziyaretinize geleceğim

Sevgili teyzelerim, dayılarım... Annem tek başına evden çıkmaya hala korkuyor. Şu fobisini bir yensin en kısa zamanda ziyaretinize gelmek için sabırsızlanıyorum. Sevgili Gaspar, seni unuttum sanma, ayaklarım seni bekliyor, hem zaten ben Lüleburgaz'a gittiğimde Gaspar'ın oğlu Ringo ile ısınma turlarını attım. Şimdilik fotoğrafım ile idare etmenizi rica ediyorum. Hepinize gülücükler... Ha annemin de selamı var, diyor ki benimle olmak dünyanın en güzel şeyi imiş ama sizleri de çok özlemiş:)

11 Temmuz 2012 Çarşamba

Armut Kafalar






Bıdık ve Gizli Hayranı


Bıdık, kimliğini açıklamak istemediği için yüzünü gizleyen biri tarafından sevilip şımartılırken kameralara yakalandı.
:)

Düğün İşleri


Bir ton saat Deniz taksi beklemiş halimiz budur!!!!






Daha çok fotoğraf var , kişilerin adresine yollanacaktır:)

9 Temmuz 2012 Pazartesi

Gelinlerin Efendisi!

Canımız ciğerimiz Koordinatörümüz Leylan Yener, Ali Berat Sınırdere ile 6 Temmuz Cuma akşamı resmen evlendi.
Mis gibi deniz manzarası, bembeyaz örtüler, sakin kalabalık ve sessiz mekan seçimleri ile düğün alerjimi neredeyse unutmamı sağlayan bu tören için öncelikle çiftimize tebrik ve teşekkürlerimi iletmek istiyorum. Dervişin fikri neyse zikri de odur diye boşuna dememişler. Katıldığım en cool düğündü bu. Leylan Yener de zaten derviş gibi kadındır. Bir de gelinliğe bürününce hem ruhumuz hem gözümüz bayram etti.
Neredeyse kendi başımıza düğün tertip edebilecek küçük(!) bir grup Marjinalli olarak katıldık bu şık organizasyona. Ofis binasının kapısından grupça çıkarken bizi görenler “herhalde yakında bir yerlerde sokak defilesi var” diye düşünmüş olabilir. Bir tanesi tam zamanında gelen bir tanesi de tam 1 saat 20 dakika bizi Kabataş’ta o kılıkta ağaç eden başarısız deniz taksiler bile duruşumuzu bozamadı, tam vaktinde yetiştik o “evet”e.



Herkes normal normal masasının yanından gelinle damadı kucaklayıp oturduğu sandalyeden sadece 1 metre uzakta kameralara el sallarken, bizler fotoğraftan da anlaşılacağı üzere toplu çekim için düğün alanından bağımsız bir köşeye intikal etmek zorunda kaldık. Kötü bir niyetimiz yoktu, sadece fotoğrafçıya ve diğer konuklara ne kadar “Marjinal” olunabileceğine dair bir örnek verelim istedik.
İlerleyen saatlerde yine göbeğimizi attık, misketimizi oynadık, ellerimizi havalara havalara götürdük, eksik kalmadık. Dilek fenerlerimizi yaktık, sessiz ama ışıl ışıl yaptık düğünün gökyüzünü.



Leylan Yener (soyadını o bıraksa ben bırakmam) - Ali Berat Sınırdere çiftine, yan yana geldiklerinde bir başka evrene ışınlanmış gibi hissedecekleri sonsuz bir beraberlik diliyoruz. (15 – 20 sene sonra nikah tazelemek için yeniden tören yaparsanız ilk ben geliyorum!)
Ha bir de çocuk yaparsanız ismini Deniz koyacaksınız değil mi, tekrar söylememe gerek yok. Mersi. Öptüm.