31 Ağustos 2007 Cuma

Hoşgeldin Maya


S&T'nin en minik üyesi Maya'ya kocaman hoşgeldin diyoruz :)
Annesi Tuğba, Maya'nın hastaneden çıkışını fotoğraflamakla kalmamış bize de yollamış.

29 Ağustos 2007 Çarşamba

Kısasa Kısas

Bizim alt yapımızı yenileyen, güvenlik sistemimizi kuran, sabırla sorularımızı yanıtlayan, eğitimler veren sevgili Tezel bey'e blogumuza girme izni vermemişiz!!!
Sitemli mesajını alınca durumu fark ettik ve hemen davetimizi yaptık. Bundan sonra güzel kızı Ekin'le birlikte sitemizi izleyecek ve yazılarıyla renklendirecek.
Değil mi Tezel bey? :)

Yarın Gaspar'ın Yaşgünü :)


Her yıl olduğu gibi bu yıl da Gaspar'ın yaşgününde tatil var!

İş arkadaşlarına duyurulur, kutlamak isterseniz (1 gün önceden) sizi bekliyor :)

28 Ağustos 2007 Salı

Söze Gerek Yok :)




















Oğlumla ilk tatilimizi de yaptık. Aslında 2 aylıkken de bir tatile gitmiştik ama sürekli uyuduğu için birşey anlamamıştık. Ama bu sefer denizden havuza, havuzdan kuma, kumdan tekrar denize, oradan lobideki koltuklara, masa üstlerindeki çiçeklere, sonra restaurantlarda mama sandalyelerine derken işte bir hafta geldi geçti.
Hikayemiz 12 saatlik yolculuktan sonra kendimizi Rixos Beldibi'ne varışımızla başladı. Vardığımızda hava bulutlu ve rüzgarlıydı. Meğer Antalya'da son bir haftadır her öğleden sonra hava kapatıyormuş ve rüzgar çıkıyormuş. Neyse hızlıca odamıza yerleştik ve kartanesinin karnı acıkmış olduğu için ilk restaurant yemeği deneyimi için aşağıya indik. Otel bir nevi çocuk parkı gibiydi. Çoğunluğu Rus olan çok sayıda ve çeşitli yaşlarda çocuk vardı. "Çocukla gidilebilecek en güzel yer" demişlerdi ama belli ki bunu bir tek bize dememişler...Neyse işte etrafı seyrede seyrede yemeğimizi yedik ve yattık. Tabi kısmen uykusuz geçirdiğimiz ilk gecenin ardından saat 05.00'de daha güneş bile doğmadan uyandık. Güneşin doğuşunu deniz kıyısında kartanesi ile birlikte seyrettik. Şu anda size çok romantik gelebilir ama inanın ki o dakika da sadece yatmak isterdiniz. Her günümüz rutin olarak denizde, kumlarda taşlarla oynayarak ama her fırsatta taşı ağzına alma denemeleri ile, havuzda yüzerek, odada müzik eşliğinde dans ederek ki bunu görmenizi isterdim gerçekten, çocuk kulübünde kalemlerle oynayarak, otel fotoğrafçısına poz vererek, gelen geçen güzel kızlara gülücükler atarak, özellikle Hollandalı ve Fransız ablaları sürekli takip ederek geçti. Sözün kısası çok eğlendik çok....Ah bir de gece yarılarına kadar devam eden disco sesleri odamıza gelmeseydi daha mutlu olacaktık ama her gülün bir dikeni olur değil mi? İşte arkadaşlar resimlerden de anlaşılacağı üzere daha fazla söze ne gerek, kartanesi artık bronz bir karaoğlan, her ne kadar bunu resimlerde anlamak zor olsa da karaoğlan oldu...

Fırsat Bu Fırsat

Bizim katta bulunan lavaboda ufak bir tadilat işlemi var. Bu yüzden birkaç saat için bizim kattaki lavabo yerine üst kattaki lavaboyu kullanmamız gerekiyor.
Ama üst katta işler hiç de beklediğiniz gibi değil. Fırsat bu fırsat diyenler tezgahı kurmuşlar, köşeyi dönmüşler. Hizmet gerçekten kusursuz.

Avşa, Deniz Anası ve Ben...


Eee herkes tatil anısı yazar da ben eksik kalır mıyım hiç :) Çok iç acıcı bir anı değil maalesef ama paylaşmak istedim. Malum hava sıcaklığı nedeniyle sürekli denize girme ihtiyacı duyuyor insan. Günlerden Salı, hava sıcak, ben de hemen atladım denize biraz yüzdüm, dinlenmek için durduğumda gözüm yanıyordu ve birşeyler batıyordu. Hemen çıktım denizden, elimi yüzümü yıkadım daha kötü oldu, gözümü açamaz hale geldim. Eczanede aldım soluğu. Meğer deniz anası gözüme çarpmış! Bir çok kişiye olmuş bu sene. Neyse damla verdiler ve hemen orada damlatılar. Sonuçta gözüm geçti ama bir gün boyunca gözüm şiş ve kırmızı dolaştım. Aman siz siz olun gözü açık yüzmeyin....

Gün Bayram Günüdür


Sonunda bitti. Sistemleri yeniledik, 1 aylık uzun ve yorucu bir çalışma sonucunda. 1 ay çok yorulduk ama işimizin ne kadar kolaylaştığını çok yakın zamanda anlayacağız.
Sistem yenileme olayları dün Marjinal'in leb-i leb-i derya toplantı odasında gerçekleşen bir eğitimle son buldu. Belirlenen saatle buluşuldu, kameralar kuruldu, notlar alındı. Sistemin, işlerimize "nasıl entegre edildiği" ve "bu sisteme bizlerin nasıl entegre olması gerektiği" anlatıldı. (Eğitimde olamayanlar çok şey kaçırdı). Herkes dersi iyi dinledi, notunu iyi aldı.
Eğitim sonunda, Cemal Abi, Osman Abi ve Alican Abi'nin gözlerinden süzülen mutluluk gözyaşları, her şeyi anlatıyordu aslında. İşte o anda kelimeler kifayetsiz kaldı.
Kısaca gün bayram günüdür, düğün günüdür. Davullar çalınsın, dargınlar barışsın, küçükler sevilsin, büyükler sayılsın. 40 gün 40 gece eğlence yapılsın...
Her şey çok güzel olacak çünkü.


Tatil Matil

Aradan iki hafta geçti tatilden döneli ama hala sizinle paylaşamadım.
Şule'nin de yazdığı gibi Çeşme'de karşılaştık. Daha doğrusu birbirimizin orada olacağını bildiğimiz için orada karşılaşmaya gayret ettik. Bu sayede de Şule'nin ablası Bilge ile tanışmış oldum. O da Şule gibi güler yüzlü ve içten biri. Tesadüfe bakın ki kuzenimin yeni işe başladığı yerde çalışıyormuş o da. Hatta geçen gün kuzenim aracılığı ile bana selam göndermiş ama bizimkinden değil de Şule'den öğrendim yine:)) Olayı abartıp Şule'ye kuzenim aracılığı ile selam göndermeyi düşünüyorum:))

Geyik bir yana tatilim çok güzel geçti. Üniversiteden artan-azalan bir 15 kişilik grupla beraberdik. Kendi deyimimizle kakara kikiri-makara kukara bir tatil oldu:) Her anımı değerlendirmek için gezme olayını abartıp dinlenme kısmını azaltınca haliyle son gününde yorgun düştüm. Aslında bana kalsa bütün tatil boyunca Alaçatı'da kalıp surf yapardım. Şule'cim keşke daha sonra da gelebilseydin, asıl o zaman çok eğlenmiştik. Tekneyle de Yunanistan'dan, Kıbrıs'tan toplamak zorunda kalmamışlardı. Fotoğraflarımız da var ama ah Mahmut ah bir alamadık senden şu fotoğrafları. Yanımızda da yoktu ki bir N95 şöyle 5 megapiksel, çarşaf çarşaf çek. Bu yazı fotosuz olsun artık ne yapalım.

27 Ağustos 2007 Pazartesi

Dilimize Sahip Çıkalım!















Leylan'ı tanıyanlar bilir, sağlığına pek bir düşkündür. Ama nedense her şey onun başına gelir:( Hatta "ilk kez" yaşanabilecekler de:)
Bugün de işte böyle günlerden biriydi:( Salata yerken dilini ısırmış, 2 saat kan durmadı ve Alman Hastanesi Acil'indeyiz! Şansa bakın, tekne gezimiz sonrasında Melike hanımla ziyaret ettiğimiz doktor ve ekibi bizi karşılıyor. Zaten MarjinalClub'ı da çok iyi biliyorlar:) Bu vakayla gitmemize de çok güldüler:)
Ve Leyloş, müthiş sakinliğiyle dilini diktiriyor. (Osman'ı bu durumda düşünemiyorum)

Geçmiş olsun Leyloşşşşşş!!

22 Ağustos 2007 Çarşamba

Korku üzerine

Cemal'den, Yaso'dan, korkularımızla ilgili hoş yazılar gelince, ben de korku üzerine birkaç alıntıyı blog ahalisiyle paylaşayım dedim...

"İnsanoğlunun en eski ve en güçlü duygusu korkudur.”

H. P. Lovecraft

“Cesaret, korkusuzluk değil, korkuyla yüzleşme yeteneğidir.”

John B. Putnam Jr.

“En derin korkumuz yetersiz olmaktan kaynaklanan korkumuz değil, sınırsız bir güce sahip olmaktan kaynaklanan korkumuzdur.”

Marianne Williamson

“Eninde sonunda, içten içe biliriz ki her korkunun öbür yanı bir özgürlüktür.”

Marilyn Ferguson