Sivas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sivas etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Temmuz 2008 Çarşamba

Yangın Yeri

Yaşamak bu yangın yerinde
Her gün yeniden ölerek
Zalimin elinde tutsak
Cahile kurban olarak
Yalanla kirlenmiş havada
Güçlükle soluk alarak
Savunmak gerçeği çoğu kez
Yalnızlığını bilerek
Korkağı döneği suskunu
Görüp de öfkeyle dolarak

Toplanır ölü arkadaşlar
Her biri bir yerden gelerek
Kiminin boynunda ilmeği
Kimi kanını silerek
Kucaklıyor beni Metin Altıok
Aldırma diyor gülerek
Yaşamak görevdir yangın yerinde
Yaşamak insan kalarak

Yaşamak bu yangın yerinde
Her gün yeniden ölerek


Ataol Behramoğlu

18 Şubat 2008 Pazartesi

EMITT'den Kısa Kısa Bilgiler...




EMITT fuarına gelmeyenler üzülmesin diyeceğim ama üzülebilirler de, çünkü gezilip görülmeye değer bir fuardı. Neler vardı neler, anlat anlat bitmez. Türkiye'den başlamak gerekirse, birçok belde ve il vardı. Türkiye'de yaşayıp bu güzel yerleri görmediğim için utanç duydum açıkçası. Her bir standı gezince sanki o yere gitmiş gibi oluyor insan. En çok görselliği olan ve akılda kalan yerlerden kısaca bahsetmek ve bu hoş vakitleri sizinle paylaşmak istedim. Hayvan dostu olarak en çok Sivas standında dolandım durdum. Neden mi ? Çünkü Sivas'ın meşhur kangal köpekleri vardı. İki tane büyük anne, baba ve bir sürü yavruları çok şekerlerdi. Anne ve Baba köpekler nerdeyse benim kadardı, hele iki ayağının üzerinde dursalar, yandım, benden bile uzunlar! Bu kadar iri olmalarına rağmen çok uysallardı, hele yavruları çok şirinlerdi. Üzüldüğüm tek nokta o kalabalıkta köpekçikler nerdeyse baygınlık geçireceklerdi.

Küçükkuyu, Çanakkale'nin beldelerinden. Kaz dağlarının eteğinde bir yer. Zeytiniyle meşhur mu meşhur; biz tattık gerçekten de güzeldi.

Şanlıurfa standını ne zaman görsek bir coşku bir coşku anlatamam! Yorulmadan saatlerce halay çeken gençler, bıkmadan şarkı söyleyen ve zılgıt çeken bir türkücü...

Hatay standında bir tatlılar ikram ettiler, parmaklarınızı yerdiniz. İlk defa değişik bir kabak tatlısı yedik, çok ilginç ve lezzetliydi :) Size de getirecektik ama satmıyorlardı, bize ikram ettiklerini de yedik yuttuk :)))

Trabzon standından arkadaşlarımız Nadya ve Senem'i bir türlü alıkoyamadık. Gümüş Trabzon bilezikleri, el ile işlenmiş gümüş kolye ve küpelere bir bir baktılar. Sonra da dayanamayıp aldılar. İyi günlerde kullanın diyor bir başka il'e geçiyoruz.

Fuar'ın en iyi stand ödülünü alan Konya, gerçekten görülmeye değerdi. Görsel açıdan ağırlıklı olarak Mevlana temasını işlemiş olmaları gelenleri büyüledi. Bir de Nasrettin Hoca tiplemesiyle karşımıza çıkan Kadir Çöpdemir epeyce kendinden bahsettirdi.

Son olarak, 50'den fazla ülkenin katıldığı bu Fuar'da benim en çok dikkatimi çeken Guantanamera oldu. Dansları ve müzikleriyle herkesi coşturdular. O kadar coştuk ki ben ve Senem kurslarına katılmaya karar verdik. Sizleri de bekleriz :)

Bu yazıma burada son veriyor yakın zamanda yapacağım "Turizm" konulu sunumda Türkiye'yi tanıtan ilginç detayları vereceğimi buradan duyuruyor, herkesi selamlıyorum.